Akrabalık bağlarını gözetin
Rasulullah Sallallahu Aleyhi Ve Sellem buyurdu ki: “Amellerin Allah’a en sevimli olanı Allah’a iman etmek ve sonra sılayı rahim (akrabalık bağlarını gözetmek)dir.”[1]Sılayı Rahim[2]: Rasulullah Sallallahu Aleyhi Ve Sellem buyurdu ki: “Şüphesiz yüce Allah yaratıkları var edip onların yaratılışını bitirince rahim kalkıp dedi ki:
“Bu (duruşun), bağı koparılmaktan (sana) sığınanın ayakta duruşudur.” Yüce Allah da:
“Peki, seni bitiştireni bitiştirmeme, senin bağını kopartanı da koparmama razı olmaz mısın?” diye buyurdu. Rahim,
“Olurum” dedi. Yüce Allah da:
“Bunu sana verdim” diye buyurdu. Sonra Rasulullah Sallallahu Aleyhi Ve Sellem şöyle buyurdu:
“İsterseniz yüce Allah'ın: "Sizden beklenen yönetimi ele alırsanız, yeryüzünde fesad çıkarmak ve akrabalık bağlarınızı paramparça etmek değil midir ki?”(Muhammed 22) ayetini okuyun" diye buyurdu.[3]
Âlimler dediler ki: “Sıla’nın rahime atfının hakikati; Allah Subhanehu ve Teala’nın rahmetini, akrabalara iyilik edip onlara güzel davranmaya bağlaması veya yüce melekûtun halkına bağlayarak kendisini tanıyıp itaat etmelerinden dolayı gönüllerine genişlik vermesidir. Rasulullah Sallallahu Aleyhi Ve Sellem buyurmuştur ki:
“Kim rızkının genişlemesini ve etkisinin uzun sürmesini istiyorsa akrabalık bağlarını gözetsin.”[4]
Kurtubî diyor ki: “Akrabalık bağı genel ve özel olmak üzere iki çeşittir. Genel akrabalık din akrabalığıdır. Sürekli imana bağlı kalmak, İman ehlini sevmek, onlara yardımcı olmak, samimiyetle öğüt verip iyiliklerini istemek, onlara zararı terk etmek, aralarında adalet yapmak, onlarla girişilecek karşılıklı ilişkilerde insaflı olmak, hastalarının ziyareti, ölenlerinin yıkanması, namazlarının kılınması, defnedilmesi gibi. Sahip oldukları haklarını ve diğerlerini yerine getirmek suretiyle bu bağı sürekli gözetmek gerekmektedir. Özel akrabalığa gelince bu da kişinin babası ve annesi tarafından meydana gelmiş olan akrabalık bağıdır. Onların özel hakları ve fazlası da vardır. Nafaka, durumlarını görüp gözetmek, zor ve sıkıntılı zamanlarında onları gerekli şekilde kollamaktan yana gafil olmamak gerekir. Ayrıca bunlar hakkında genel akrabalık hakları da daha sağlam bir şekilde gözetilmelidir. Öyle ki, kişinin üzerinde gözetilmesi gereken haklar birden çok olursa (ve hepsini yerine getiremiyor ise) o takdirde yakın olanın haklarını yerine getirmekle işe başlar.”
İbn Ebi Cemre dedi ki: “Sılayı rahim mal ile, ihtiyaç zamanında yardım etmekle, zararı def etmekle, güler yüz göstermekle ve dua ile olur. İyilik yapmanın mümkün olduğu her şey ve güç yettiği kadarıyla kötülüğü def etmenin mümkün olduğu her şey sıla kelimesinin anlamı kapsamındadır. Bu ancak istikamet ehli olan akrabalara yapılırsa böyledir. Eğer kâfir veya facir iseler onların sılası; Allah için alakayı onlardan kesmek iledir. Fakat bunda onlara nasihat için çok gayret göstermek şarttır. Sonra ısrar ederlerse, bunun haktan yüz çevirmiş olmaları sebebiyle olduğu onlara bildirilir. Bununla beraber arkalarından onların doğru yola dönmeleri için dua etmek suretiyle akrabalık bağı devam ettirilmiş olur.”







