Değerli âlim Muhammed Salih el-Muneccid’in cevapladığı sorunun metni şöyledir: "Ben,Allah Teâlâ diler de Mukaddes Belde Mekke-i Mükerreme’ye ulaşırsam ve Beytullah’ı ziyâret edersem, üç ayları; Receb, Şaban ve Ramazan’ı oruç tutmaya nezr ettim (adadım). Allah’a hamd olsun bu farzımı edâ ettim. Fakat çalıştığım işimin şartlarından dolayı orucu tamamlayamadım. Bunun yerine her hafta Pazartesi ve Perşembe günleri oruç tutsam bu adağımın yerine geçer mi? Orucun arka arkaya tutulması şart mıdır? Oruç tutmaya gücüm yetmiyorsa, bunun yerine keffâret verebilir miyim?".
İsrâ ve Mirac gecesi hakkında
Değerli âlim Muhammed Salih el-Muneccid’in cevapladığı sorunun metni şöyledir: "Âilemizdeki erkek ve kızların hepsine birer gümüş yüzük verildi. Yüzüklerin yan iç taraflarına Arapça bazı rakamlar yazılmış ve bu yüzükler, Receb ayına özel olarak imâl edilmiştir. Ben, böyle bir yüzüğü takmanın İslâm’dan olup-olmadığını öğrenmek istiyorum.".
Değerli âlim Muhammed Salih el-Muneccid’in -Allah onu korusun- cevapladığı sorunun metni şöyledir:" Regâib namazı, kılınması sünnet olan bir namaz mıdır?"
Değerli âlim Muhammed Salih el-Muneccid’in -Allah onu korusun- cevapladığı sorunun metni şöyledir:" Recep ayında umre yapmanın müstehap olduğuna dâir belirli bir fazîlet belirtilmiş midir?"
Bu makale Receb ayı hakkındaki şu bilgileri içermektedir:
Receb ayının haram aylardan sayılması, Receb diye adlandırılmasının sebebi, haram aylarda savaşmanın hükmü, Receb ayının ilk on gününde kesilen kurban olan Recebiye’nin hükmü, Receb ayında oruç tutmanın ve umre yapmanın hükmü ve Receb ayı hakkında dînde çıkarılan bid’atlar...
Değerli âlim Abdulaziz b. Baz’ın -Allah ona rahmet etsin- cevapladığı sorunun metni şöyledir:" Receb ayının 27. gecesi olan İsrâ ve Mirac gecesini kutlamanın hükmü nedir?
Halk arasında Receb, Şa’ban ve Ramazan ve bu aylar içinde bulunan önemli gün ve gecelerle ilgili birçok hadis dolaşmaktadır. Bunlardan bazıları sahih, bazıları zayıf ve maalesef birçoğu ise uydurmadır.Hurafelerin halk nezdindeki itibarı ve oldukça yaygın oluşu göz önünde bulundurulduğunda, bu gibi konularda uydurma hadislerin sahihmiş gibi bilindiği görülmektedir.
Kâfir ülkelerde miladi Nisan ayının ilk günü bazı insanlar arasında yaygın hâle gelmekte, bazı müslümanlar da bu konuda onları taklit etmekte ve bu günde yalanı câiz görmektedirler...
Sayın hocam, siz bu inancı ve bu taklidi nasıl görüyorsunuz?
İslâm şeriatında bir kimsenin, belirli bir gün veya zamanda yalan söylemesinin ve söylemiş olduğu sözleri dilediği şekilde haber vermesinin câiz olduğuna dâir hiçbir şey gelmemiştir. İnsanlar arasında yaygın hâle gelen ve "1 Nisan Şakası" olarak adlandırılan ve güneş yılının dördüncü ayının ilk günü olan 1 Nisan'da dînî bir ölçüyle bağdaşmayan gelişigüzel yalan söylemenin câiz olduğunu iddiâ etmeleri, yalanın bir türüdür.